Babam bana 'hiiç insan sarrafı değilsin' demezdi yalnızca, aynı zamanda beni, benim saftirik kızım, biraz gözünü aç kızımlarla büyüttü.
Bunların kabaca mealini zaten önceki yazılarımda geçmiştim.
Yani bir insanı gözünden bakarak tanımak bana bahşedilmiş bir erdem değildi.
Ben genelde cingöz olmaya çalışan, kendiliğinden sıçrayan zıplayan gelin güvey olan ama bir türlü cingöz olamayan şaşkın gürüha aittim.
Varsın olsun.
Darbe ala ala , tecrube ede de, işte ne biliyim bin nasihat bir musibet gibilerinden vs.
Aslında bunların hiçbiri yazıldığı çizildiği gibi de olmadı.
Yani ben pratikle de öğrenmedim.
Şöyle ki...
Yani elini sobaya uzattın, elin yandı.
Bir daha uzatma.
Zaten küçükken bu deneme yanılmaya çok gülerdim.
Fahişe olma fikri için fahişe olmak mı lazımdı. IQ gerektirmeyen düz mantıkçılık ;)
Soba sıcaktır, elini yakar önermesi, elini yakmanla pekişmese de olur...
Kendimi doğruladım, sağlamasını da az yapmadım hani.
Tecrube bana vız gelir tırıs gider.
Yerim tecrübeyi.
Bir de alakasız ama korkunun üstüne gitme durumları vardır.
Korkunun üstüne gittikçe kendini daha iyi hisseder insan ..
Üstüne git korkunun.
Asla vazgeçme..
Bir haftada 6 kere uçağa bindiğim oldu.
6sında da, aynı tırıslamalar, aynı korkudan neredeyse altına sçmanın kıyılarında dolanmalar, göz yummamalar, kalp düzensizliği, el terlemesi ve ölecek olmanın kesin bilgisi.
Yani diyeceğim odur ki, anlayacağınız üzere genel kaideler beni aciiip biçimde bozar..
Neyin adamı olmadğımı açıkça anlatabildiğimi umarak şunu söylemek istiyorum
Yanu bu tuhaf ve bir okadar gereksiz ve bir o kadar bütünlüksüz yazının yegane amacı ben Şafak Sezer'i
beğenirdim.
Daha doğrusu onu komik bulurdum diyebilirim.
Ne kadar saçma değil mi?
Kendi kendimi yine doğrulamış bulunuyorum ya
Valla ben ona yanıyorum.
İnsan sarrafı olmayanların neyin sarrafı olduğunu anladıkları anın dayanılmaz komikliği içindeyim ve
söylemeliyim ki, ben hala Ş. Sezer'e biraz biraz gülüyorum.
İtaatkarlığın mallığı, mallığın kendi varlığını geçti ya
Dünya gözüyle daha ne tecrübeler beni bekliyor meraktayım doğrusu.
Sallamayın :D
dalkavuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dalkavuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Temmuz 2013 Salı
15 Kasım 2012 Perşembe
Pabucumun Aydını
Ayağının altında pufu, böyle kaz tüyünden üstü, onun da alt çerçevesi altın işlemeli
Sağ tarafında elinde ibriği, sol kolunun üstünde havlusu bekleyen bir uşak
Sol tarafında bir kadın figürü, emrine amade, komut bekliyor
Kafasının üstünde sarığı, dolanmış da dolanmış kafasının üç katı neredeyse,
tahta yaslanmış bir asa, gösterişli, sağ elinin yüzük parmağında neredeyse bebek kafası kadar bir yüzük,
kendi parafı da olur, değerli taşlardan bir demet de. Dalkavuğu önünde, arkasında, isterse yanıbaşında, çıplak ayakları, altında şalvarı, üstünde kaftanı, çirkin burunlu, düşük gözlü, bıyıklı oturuyor.
Al bu adamı, üzerine bir pelerin, elinde bir hançer, gözüne bir maske koy, başka bir tarihte
Ve sonra al bu adamı, üzerine ihram, eline bir tespih tutuştur, imamesi kıymetli taştan ama
Başka bir zaman, bir üniforma, başına bir kep geçir, yıldızlar omzundan dökülsün
Şimdi de, network'ten beymen'den gucci'den bir takım elbise, hayal gücün, zevkin hangisine yeterse, yabancı marka bir don içinde, yumuşak bir gömlek, uyumlu bir kravat, ve ceket ve pantolon işte..
Veya at üstündekilerin hepsini, aç gözlerini bak sivri sivri, it elinin tersiyle önünde dalkavukluk yapan iti, halklar değişir, kanunlar değişir de dalkavukluk değişmez sen bilirsin, bak gerçekten. Adam çıplak diye bağırmana gerek yok. İçinde "Adam yok" göreceksin.
Vantrolog misali, ses onun karnından dahi gelmiyor, ipi tutan başkası.E o zaman sen koca dalkavuk, aydın diye geçiniyorsun, yeri geliyor en şaşalı ödülleri cebinde biriktiriyorsun, masumiyetin birikimleri, uzunca tanımlıyorsun ama kendince tanımlıyorsun peki.
Peki, elbiselerin içi boş kardeşim, sen kime dalkavukluk yapıyorsun?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
